Sadece ücretli değil ücretsiz eğitim destek hizmetleri ile de yanınızdayız.

Yazılar

Günümüzde eğitim politikaları belirlenirken, yabancı dil eğitimi konusunda alınan kararlar, ülkelerin bilimsel, ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel gereksinimlerinden büyük ölçüde etkilenmektedir. Son yıllarda meydana gelen teknolojik ve ekonomik gelişmeler, diğer alanlarda olduğu gibi, yabancı dil eğitimi alanında da son derece etkili olmuştur.

Avrupa ülkelerinde yabancı dil eğitiminde yapılan reform çalışmaları, Türkiye’de de benzer çalışmaların önünü açmış ve 1997 yılında yürürlüğe giren 4306 sayılı yasa ile ‘sekiz yıllık kesintisiz eğitim reformu’ gerçekleştirilmiş ve ilköğretim okullarında yabancı dil eğitiminin 4. sınıftan itibaren başlatılması esas alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, Türk eğitim sisteminde yabancı dil eğitimi politikalarını incelemek ve özellikle 1997 yılında gerçekleştirilen ‘sekiz yıllık eğitim reformu’ çerçevesinde 4. sınıflar için MEB Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onaylanan ilköğretim yabancı dil (İngilizce) öğretimi programını, kapsam, yöntem ve ikinci dil edinimi alanında yapılmış olan öncü araştırmalarda elde edilen bulgular açısından değerlendirmektir.

Yabancı dil konusunda yapılan bu reformların ötesinde dil öğrenimine ailelerde çok önem vermektedir. Bu sebeple BritishEnglish dünyadaki tüm gelişmeleri takip ederek öğretim konusunda öğrencilere yoğun destek vermektedir. Dünya dilleri konusunda da etkin çalışmalar yapan kurumumuzda 7 yaşından itibaren her bireye ingilizce eğitimi verilmektedir.

Dünya ekonomisi her an değişen parametreler, spekülatif hareketler, sürekli yükselen düşen piyasalar, ülkelerin politik tercihleriyle yeniden şekillenen üretim ve tüketim anlayışları nedeniyle sürekli kırılgan bir yapıda.

Bireylerin yaşam standartları da bu kırılmalardan etkileniyor. Ekonomik sıkıntı dönemlerinde şirketler değişik gerekçelerle personel sayısını azaltıyor. İnsanlar uzun yıllar boyunca çalıştıkları, emek verdikleri işlerinden uzaklaşmak zorunda kalıyorlar.

Bu tabii ki dünyanın sonu değil. Yeni iş bulunur, yeni hayat kurulur. Ama bu gelgitler kariyer hedefinizde onarılmaz yaralar açar.

Yaralanmamak, kariyer endişesi yaşamamak için alınacak en güzel önlem, daha en başta temelleri güçlü atmaktan geçiyor.

Sevgili gençler;

Her şeyi ama her şeyi yapabilecek yaştasınız. Hata yapmış olabilirsiniz. Üzülmeyiniz, ebeveynleriniz, öğretmenleriniz, kendinize model olarak belirlediğiniz herkes gibisiniz. Herkes hata yapar. Aradan geçen yılların sonunda başarılı olanlar, en zor anlarda mücadeleden kaçmayanlardır. Yılmayınız. Hatalarınızdan dersler çıkarınız. Gerekirse sıfırdan başlamayı dahi göze alarak öz eleştirinizi yapınız. Sizi eleştirenlerden kaçmayınız. Sizi en acımasız şekilde eleştirdikten sonra, eleştirdiği konunun tamiri için yanınızda olanlar sizin gerçek dostlarınız, gerçek ailenizdir.

Anne ve babanızın rehberliği bildik tüm pusulalardan daha güvenilirdir. Unutmayınız. Anne baba olmak, bir evladı büyütmek, dünyaya bir birey olarak hediye etmek için verilen emekle kazanılan deneyim hiç bir üniversitenin veremeyeceği nitelikler kazandırıyor onlara unutmayınız. Okuduğunuz, çok puanlı büyük üniversitelerinizden bu nitelikleri kazanamayacağınızı zaman size gösterecek. Şimdilik tahammül edin onların uzun sohbetlerine. Sonra yaşınız otuz beş kırk civarına geldiğinde hatırlarsanız yine okursunuz bu yazıyı.

İyi okullarda okumak çok güzel. Savaşın bunu yapabilmek için. Ama adını hepimizin bildiği o yüksek puanlı üniversiteler inanın ki hiç bir sorunu çözmez. Üniversiteyi, yüksek lise olarak düşünmeyin. Üniversite sadece mesleki derslerin verildiği, sınavlarda başarılı olununca güzel güzel mezun olunan yer değildir. Üniversite kariyer planınız içinde yer alan bir aşamadır. Size ileride iş hayatında ihtiyaç duyacağınız tüm kontaklara daha mesainize başlamadan ulaşma olanağı sağlar mesela. Öğrenci kulüplerinden o kadar da uzak durmayın. Dünyanın her yerinden alanında uzman kişilerin sohbetlerini kaçırmayın. Çok şeyler kazanabilirsiniz bu sohbetlerden. Ya da açık öğretim tekniği ile üniversite sistemi içinde olabilirsiniz. Bunu ne büyük bir şans haline dönüştürebileceğinizi düşünün. Eğitimini bir örgün öğretim kurumunda devam ettiren arkadaşlarınızdan farklı olarak siz, ilerde kariyer yapacağınız mesleğinizde tecrübe kazanmaya hemen başlayabilirsiniz. Mesleğinizin inceliklerini yaşarken kendiniz öğrenebilirsiniz. Sene boyunca düzenlenen konferanslar, fuarlar ve diğer aktivitelere de katılma şansınız her zaman elinizde olur.

Yukarda yazılanlardan “aman boş ver notlarım o kadar yüksek olmasa da olur” sonucunu da çıkarmayın ama. Not sınav kağıdı üzerine yaptığınız karalamalar değil. Kariyer planınızı yazdığınız kaligrafik bir sanat eseridir. Onu her zaman farklı, incelikli, göz ardı edilemez kılmalısınız.

Yurtdışı deneyiminiz olsun mutlaka. Değişik coğrafyaların, değişik yaşam biçimlerinin gözlemcisi olun. Eğitiminiz için gidebiliyorsanız ne güzel. Yok öyle değilse bir tatil programı yapın gerekirse. Sadece deniz, kum değil. Müzeler, konferanslar da olsun tatil programınız içinde.

Tabi ki yabacı dil. Daha önce de söylemiştik. İngilizce artık yabancı dil değil sizin için. İngilizce kursu vasıtası ile, İngilizce eğitim veren üniversiteler vasıtası ile, gerekirse yurtdışında devam edebileceğiniz İngilizce kursları vasıtası ile, kısacası bir şekilde İngilizce öğrenmelisiniz.

Ayrıca buna ikinci bir dil ilave etmelisiniz. Unutmayınız İngilizce Kursları vasıtasıyla elde ettiğiniz becerinin taçlanması için ikinci bir dile daha ihtiyacınız olacak.

Son olarak biriktiriniz, harcamayınız demiyoruz. Ama evinize dönmek için bineceğiniz araç için alacağınız biletin parasını aç olmadığınız halde yediğiniz çikolataya harcamayın diyoruz. Zenginliğin en temel belirtisi, çok para harcamak değil, ihtiyaç anında cüzdanınızda yeterli miktarda para bulunmasıdır.

BritshEnglish cebinize para koymaz. Ama ekonomi kötüye giderken temelleri iyi atılmış bir kariyerin güvenini, ihtiyaç duyduğunuzda harcayabileceğiniz parayı kazanabiliyor olmanın huzurunu verir.

İngilizce kursları çok önemli bir ihtiyacın karşılanması ve bir dünya dili olan İngilizcenin ülkemizde yaygın olarak kullanılabilmesi için çalışıyorlar.

İngilizce kursu arayan bir öğrenci aslında bir yabancı dil değil gelişen ve teknolojik olarak küçülen dünyamızda doğru iletişim kurma yolunu arıyor. Özellikle 80’li yıllara kadar bırakın üniversite mezunu olmayı lise mezunu olmak bile iş hayatında yükselmek için oldukça yeterliydi.

90’lı yıllarda ise, aslında kimse ne olduğunu bilmediği için “bilgisayar bilen” eleman arayışı vardı. “İngilizce konuşabilen, bilgisayarda anlayan!” Sanırız ki; bilgisayara “n’aber?” diye sorunca cevap alabilen kişi anlamında bir anlayış.

Bu gün böyle ilanlar yok, hatta bazı işler için verilen ilanlarda; Üniversite mezunu olmak, İngilizce konuşmak gibi talepler belirtilmiyor. Çünkü bu artık işin doğasında var. O iş için bir anlam ifade etmiyor.

Evet, artık Üniversite mezunu olmak eskisi gibi anlam ifade etmiyor. İngilizce bilmek ise iyi bir iş için başvuru öncesi bir şart.

Sizi iş arayışınızda rakiplerinizden ayıracak özellik bir yabancı dil bilmektir. Türkçeyi ana diliniz, İngilizceyi evrensel iletişim dili olarak gördüğümüz günümüz dünyasında; özellikle Türkiye’nin geleneksel ticaret ortaklarının dillerini bilmek önemli bir fark yaratıyor. İngilizce artık yabancı değil değildir. Yabancı dil ifadesi diğer bazı diller için kullanılabilir. Örneğin, Almanca ve Rusça. Ayrıca bazı diller var ki belli meslekler için bir nevi uzmanlık şartı. Örneğin, Fransızca; özellikle sanatla, estetikle ilgili alanlarda faaliyet gösteren kurumlarda önemli bir fark yaratıyor. İspanyolca böyle dillerden biri. Tarihin en büyük yayılmacı güçlerinden olan İspanyollar gittikleri coğrafyalara dillerini de götürmüşler. Bu gün tüm Amerika kıtasından uzak Asya’ya kadar dünya ile ticaret yapan işletmelerin en çok ihtiyaç duydukları dillerin arasında.

BritishEnglish İngilizce kursları, uzun yıllardır başarıyla devam ettirdiği eğitimlerini, diğer dünya dilleri ile destekliyor. Artık İngilizce dışında Almanca, Frasızca, İspanyolca, Rusça ve ihtiyaç duyduğunuz diğer dillerle ilgili ihtiyaçlarınızda da yanınızdayız.

Unutulur!

 

Sadece ileri yaşlarda öğrenilen İngilizce değil, uzun süre yurt dışında kalanlar ne yazık ki anadillerini dahi önemli ölçüde unutabilirler.

 

Bazen yıllar süren bir İngilizce eğitimine, sadece zamanınızı değil, emeğinizi ve bütçenizden ayırdığınız önemli bir meblağı harcarsınız. Ancak eğer çevrenizde İngilizce konuşulmuyorsa, aldığınız İngilizce eğitimi geçen her günle birlikte biraz daha değerini yitirir. Bu nedenle İngilizce Kursu bittikten sonra İngilizce kitaplar okumak, İngilizce film izlemek, eğer yakınlarınız arasında bilen varsa onlarla İngilizce konuşmak gibi aktivitelerden vazgeçmeyiniz.

 

Ancak ne yazık ki, İngilizce kursları bittikten sonra öğrenciler yukarıda bahsi geçen çalışmaları yapmakta her zaman güçlüklerle karşılaşıyor. Zaten sadece kitap okumak, film izlemek veya sistematik olmayan bir şekilde bilenle, bildiği kadar İngilizce konuşmak yeterli olmuyor. İngilizce kursu devam ederken uygulanan sistematik eğitimin tekrarına, dinleme ve konuşma pratiklerinin devamına ihtiyaç duyuluyor.

 

BritishEnglish İngilizce Kursları; eğitiminiz devam ederken size iki değişik program sunar; birincisi, İngilizce seviyenizi geliştirmeyi amaçlayan eğitim programınız, ikincisi ise İngilizce seviyenizi pekiştirmeyi amaçlayan bir eğitim destek programı.

 

Bu iki program eğitiminiz boyunca bir arada yürür. Sınıfta işlenen konular, İngilizce eğitiminin dört temel şartını da içine alan destek programlarıyla hem tekrarlanır hem de pekiştirilir.

 

İşte bu ikincisi yani eğitim destek programları, BritishEnglish öğrencilerine sadece eğitimleri süresince değil hayat boyu ücretsizdir. Eğitiminiz bittikten sonra, size en yakın BritishEnglish şubesine giderek o şubenin eğitim destek programlarına katılabilirsiniz.

 

Böylece sadece kısıtlı bir dönem için düşündüğünüz İngilizce kursu, BritishEnglish ile yapacağınız çözüm ortaklığı sayesinde çok uzun yıllara yayılır. Bu da İngilizce’yi unutmak gibi bir endişe duymamanız demektir.

 

Unutmayınız; İngilizce Kursları size sadece İngilizce eğitimi vermekle değil bunun devamlılığını sağlamakla da yükümlüdürler.

Bir dili kullanmak demek, o dilin sahip olduğu sesleri ve o seslerin oluşturduğu kelimeleri, ifade edilmek istenen konuya uygun olarak cümleler oluşturacak şekilde, doğru olarak dizebilmek becerisine sahip olmak demektir.

 

Pen, kalem; pen, kalem; pen, kalem…

 

Yirmi defa tekrarla; tamam öğrendin işte.

 

Ne yazık ki kelime öğrenmek denince yukarıdaki örneği anlıyoruz çoğunlukla. Kelime öğrenmek İngilizce kelimeleri ve o kelimelerin Türkçe karşılığını yazıp ezberlemek demek değildir. Çoğunlukla da yanlış oluyor zaten. Türkçemizde olduğu gibi İngilizcede de kelimelerin kullanım yerlerin göre değişik anlamları olabilir. Türkçe karşılığı kalemtraş olan “sharpener” kelimesini yukarıda bahsi geçen “pen” ile aynı cümlede kullanmanız durumunda büyük bir ihtimalle yanlış bir cümle kurmuş olursunuz.

 

İngilizce kursları size bu konuda ihtiyaç duyduğunuz temel bilgiyi sağlayan kurumlardır. Herhangi bir İngilizce Kursu ile görüşürken, kurumun tarihi, eğitmenleri gibi konuların yanında özgün cümle yapılarını, konuşarak, dinleyerek öğrenmenizi sağlayan kaynakların varlığını da sorgulamanız bu açıdan çok önemlidir.

 

Unutmayınız ortalama binlerce kelimeyle konuşulan, günlük en temel ihtiyaçları karşılamak için yüzlerce kelimeye ihtiyaç duyduğunuz bir dil öğreneceksiniz. Bütün bu kelimeleri, bu gün kullanmaya alışık olduğunuz “özne-tümleç-yüklem” cümle yapısının çok dışında bir yapıyla kullanacaksınız, tüm bunları yaparken Türkçenin o müthiş zenginliği içinde yer alan ekler yerine yepyeni kalıplarla karşılaşacaksınız.

 

Önemini hiç bir zaman göz ardı etmemekle birlikte; sadece sözlük karıştırarak, sadece İngilizce filmler izleyerek ve hatta rüyalarınızda, kabuslarınızda, meditasyon halinde, yarı uyanıkken vb. değişik fantastik modellerle bu dili öğrenebileceğinizi iddia edenlere itibar etmeyiniz. En azından bu modelleri amatörce deneyiniz ki çok yüksek bedeller vererek aldığınız setler, geçmiş yıllarda alınan başka setlerin yanında yerini almasın. Elinizin altında bir İngilizce-Türkçe sözlüğün olması çok faydalı, filmleri İngilizce izlemek ve anlamaya çalışmak güzel bir egzersiz. Alzheimer riskini azaltmaya da yardımcı olduğu bilimsel bir gerçek.

 

Ancak İngilizce eğitimi bir disiplin, program ve sistematik bir çalışma gerektirir. BritishEnglish 1975’den bu yana, bahsi geçen İngilizce eğitimi konusunda uzman bir kurumdur. En büyük referansı, ülkenin dört bir yanında hayatın içinde önemli görevler üstlenen öğrencileridir.